Koşullar normalken, günlerimiz yine de makul insanların beklentilerini gerçekleştirmek üzere geçerken, karşılaştığımız durumlar henüz olağanüstü boyutlara ulaşmamışken ve hatta betonlaşan bir yeryüzüne henüz maruz bırakılmamışken hayal etmek güzeldi.
Hayal etmek hiç bu kadar gerçeklere boyun eğmemişti.
Hafta içinden çalan bayramlar daha büyük bayramlarımız oldu, Yıllık bir düzen içerisinde olması dayatılan tatillerimiz en büyük ödülümüz haline geldi ve bu tatilleri çok uzaklara giderek planlamak neredeyse bir rutin haline geldi.
Hatta planlamak bile başlı başına bir çalışmasının eseri değil mi? Şimdiden yoruldun bile.
Planlarken görüşlere, yorumlara da sığındın. En fazla o yorumlar kadar düşünebilirsin artık. Bilmesen hiçbir şey yalnızca fotoğraftı senin için ve kendini orada hiçbir görüşe sığdırmaksızın hayal edebilirdin. Sanırım sanal ekran bizi en uzak noktalara götürmeye heveslendirdiği kadar, sürprizlerle karşılaşabilme lüksümüzü eksiltiyor.
Hayatımın her döneminde kendimi denizden çıkıp havluya sarınmış, ayaklarımı kuma sokmuş az rüzgarda titrediğimi hayal ediyorum. Olduğum yer de zaten çok tanıdık çok yakın ve yaşım çok da sayıya bağlı değil. Bazı duygular yaşla pek de büyümüyor. Hatta onun büyümeme özgürlüğünü çok seviyorum. Kimseye faydalı olmasına, kimsenin tarafını tutmasına, bir düzene ait olmasına, toplum baskısına, sığdırılmaya, boyutlara ya da kabullenmeye ihtiyacı yok.
Bir ezbere sığınmış insanların çaresizliğinin ülkedeki en büyük güç haline gelmesiyle susturulmanı, ehlileştirilmeni isteyen her şeye karşı koyma dürtüsü tüm konfor alanlarımıza yayıldığından beri hayal edecek alanlarımız ancak kaçışlardan ibaret. Ben kaçıyorum çoğu zaman aslında bildiğim yerlerde çok da mutluyken.

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder